It’s a beautiful December morning, the air is filled with possibility, one of those rare days in which you feel glad to be alive; it’s actually the 25th but, as Christmas is not celebrated here, I’m off to visit the Museum of Seljuk Civilization. The museum is located in the city center, in the Mimar Sinan Park, making it very easy to spot.
I find myself in front of an un-impressive, grey building, a complex dating from the 13th century, comprising of two attached buildings: a hospital and a medical school (medrese), named after the princess of the Sultanate of Rum, Gevher Nesibe. What stands out are probably the two portals that facilitate the entrance to the two adjoining buildings, constructed in granite stone, typical for Seljuk architecture.
Avrupa Dayanışma Programı(ESC) ve Avrupa Gönüllülük Hizmeti (AGH) kapsamında farklı coğrafyalardan derneğimizde(IYACA) gönüllülük yapan gençlerin; gerçekleştirdiği etkinlikler, topluma dair gözlemleri, kültürümüzün tanıtımı ve gönüllülük hakkındaki tecrübelerini paylaştıkları; aynı zamanda derneğimizin(IYACA) ortaklığında farklı ülkelere giden gönüllü gençlerin deneyimlerini içeren blog sayfasıdır. Bunlara ek olarak gönüllülük programına ait bilgilerde bulabilirsiniz.
Saturday, 26 December 2015
Tuesday, 22 December 2015
My first impressions of Kayseri...
I got here five days ago, but somehow it seems longer, and I don't mean that in a bad way, it's just that so many things have happened these past few days that time seems to have expanded (contrary to the scientific allegations) - visits to authorities, awesome meals, a paper plane contest, sight seeing through the city... so much to learn, so much to discover!OK, so maybe this is not the most "exotic" place to be, but for me, having met so many wonderful people has got me thinking that maybe, just maybe, 6 months (the period that I'm supposed to spend here) it's not such a long time after all. You don't need me to tell you about traditions, weather, geography, food, religion, touristic attractions, the fact that you won't be able to have a beer in town (except for some hotels, maybe) or get along with locals because of the language barrier, as only a handful of them speak, let's say, English, nor about the huge smog that has come to be an inherent part of the scenery, you can google it yourself.
Thursday, 17 December 2015
Wroclaw Part 2, Polonya
Merhabalar,
Daha önce Wroclaw’daki ilk günlerimi sizlerle paylaşmıştım. Şimdi kaldığım yerden devam etmek isterim.
Buradaki 2.ayım, görev ve sorumluluklarımız daha da arttı. Ofis çalışanları sürekli olarak bir koşturmaca içerisinde. Bu sıralar ağırlıklı olarak İnsan Hakları üzerinde çalışıyoruz. Farklı yaş gruplarına yönelik workshoplar (atölye çalışmaları) düzenliyoruz ve aynı zamanda konferanslarımız oluyor.
Saturday, 12 December 2015
Do you like Turkish foods?, EVS in KAYSERİ
Since I’m in Turkey, one of the most common questions that people ask me is: “do you like Turkish foods?”. Well, I have to say that it’s really a different foods from that one that I’m used to eat in Italy but I always accepted to try everything and then judge it. Now I’m going to tell about the food I tasted.
Let’s start from the best one! My favourite Turkish food is “Iskender”, a kind of doner kebab made of cut grilled lamb basted over pita bread with the adding tomato sauce, butter and yogurt. Still I don't understand why they put yogurt everywhere, but this is another question hahhahha. Anyway it's really delicious and full of calories!
Wednesday, 2 December 2015
BİRAZ DA GEZELİM - RUSYA
AGH (Evs) projem tüm hızıyla devam ederken izin günlerimde havalar henüz çok soğumadan fırsat buldukça gezmeye çalışıyorum. Bir hafta sonu hosting (ev sahipliği yapan) ailem ile birlikte bir Rus köyüne ve kolektif bahçe adında köye benzeyen bir yerleşim yerine ziyarette bulunduk. Daça adı verilen evlerde kaldık , orada yaşayan insanlarla tarlaları gezdik, birlikte çalıştık, seralardaki sebzeleri toplamalarına yardım ettim. Bir yabancının onları ziyaret etmesi onları çok mutlu etti ve bir anda ilgi odağı oldum köyde. Herkes benim tatmam için bazı yöresel yemekler hazırladı. Hepsi çok lezzetliydi. Bütün gün gezdik, çalıştık, sohbet ettik ama yorucu olmanın aksine dinlendiriciydi. Şehrin gürültüsünden, kalabalığından uzakta doğanın içinde bu samimi ve misafirperver insanlarla zaman geçirmek huzur doluydu.
Thursday, 26 November 2015
3.BÖLÜM / EĞİTİMLER-GÖREVLER (Bölüm 2)
KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDİYORUZ:GÖREV ZAMANI
Eğitimlerimizi aldığımıza göre artık görev bizi bekler, kendimize 5 Tane Şehir seçtik. Bunlar; Kazanlık,Karlovo,Lovech,Plevne,Gabrova
Görevimiz : Bu şehirlerdeki İngilizce eğitim veren liselere gidip sınıflara Erasmus+,EVS hakkında bilgilendirme seminerleri yapmaktı.
KAZANLIK
İlk olarak Burgaz-Kazanlık Tren ile 3 saat süren bir yolculuktu.
KAZANLIK
İlk olarak Burgaz-Kazanlık Tren ile 3 saat süren bir yolculuktu.
Tuesday, 24 November 2015
Rusya'dan tekrar merhabalar
Bugün size EVS projemin liderlik okulu ile ilgili kısmından bahsetmek istiyorum. Proje kapsamında pek çok önemli toplantı, eğitim ve TV programına katıldım. İşletme ve dış ticaret mezunu olarak benim için oldukça ilginç ve yararlı bir aydı.

Ufa'nın yerel kanallarından birinde kadın girişimciliği ile ilgili bir programa konuk olarak davet edildim. Programda gelecek planlarım, Rusya pazarı hakkında görüşlerim, Türk-Rus ilişkileri ve ticaret hacmi, Evs programı ile Rusya'ya gelme sebeplerim hakkında konuştuk. Yabancı bir ülkede kendi alanımla ilgili bir programa katılmak unutulmaz bir deneyimdi.

Ufa'nın yerel kanallarından birinde kadın girişimciliği ile ilgili bir programa konuk olarak davet edildim. Programda gelecek planlarım, Rusya pazarı hakkında görüşlerim, Türk-Rus ilişkileri ve ticaret hacmi, Evs programı ile Rusya'ya gelme sebeplerim hakkında konuştuk. Yabancı bir ülkede kendi alanımla ilgili bir programa katılmak unutulmaz bir deneyimdi.
3.BÖLÜM / EĞİTİMLER-GÖREVLER (Bölüm 1)
Bu bölümde sizlere Burgaz’da geçirdiğim günlerden,
katıldığım eğitimler ve görevli olarak gittiğim şehirlerde yaşadığımız
olaylardan kısaca bahsedeceğim.
İlk olarak
arkadaşlar Burgaz’da ki günlerim her zaman ki gibi çevreyi daha iyi tanımaya
çalışmakla geçiyor. Burgaz’ın çok güzel deniz kıyısında büyük bir parkı var.
Ben bazı sabahlar bu parka bisiklet ile gidiyorum. (Bisiklet ile 10 dk.
Uzağımızda bu park) Bisikleti parka bırakıp parkta 2-3 tur koşuyorum. Böylece
sabah sporumu yapmış oluyorum.
EĞİTİM
Arkadaşlar
hayatımda unutamayacağım bir eğitim olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Ben
Burgaz’da yaşıyorum. Eğitim Varna’daydı. Otobüs ile 2 saat 30 dakika sürdü. Bu
arada arkadaşlar Bulgaristan’da Şehirler arası ulaşımın % 90’ı küçük servisler
ile yapılıyor. Neyse sabah erken saatler Burgaz da ki otobüs terminaline gittim
biletimi aldım. Bilet bu arada 14 leva. Burgaz’dan Varna’ya eğitime giden 2 kişiydik.
Diğer arkadaşımın adı Natacha kendisi Portekizlidir.
Eğitime Farklı
ülkelerden 70 gönüllü katıldı. Bu gönüllüler;
Almanya,İtalya,Fransa,Türkiye,Letonya,Litvanya,İspanya,Portekiz,Avusturya,Çek
Cumhuriyeti gibi ülkelerdi. İlk gün bütün gönüllülerle tanışmaya başladım. Hem
İngilizce pratik yapıyordum hem de farklı kültürleri tanıma fırsatı buluyordum.
Monday, 23 November 2015
Wroclaw : Part II - POLONYA AGH
There and back again… The city where you might find your peace : Wroclaw.One year ago, when I decided to explore whole around the Poland, I visited Wroclaw for 3 days. During those days, I have found many interesting places to take nice photos, had unforgettable memories with my host family and tasted local meals from restaurants in Wroclaw. Honestly, I was the one who fell in love with the atmosphere. But I must put a comma to that beloved city due to my back road to Turkey.
Just after one year, luckily, I found an opportunity to live – work as an EVS Volunteer in Wroclaw. ‘Semper Avanti’ approved my application, to make me one of them in the office, working places. That EVS programme aimed to work for European integration, human rights and spesific workshops which intend to inspirate youth’s mind and make them more international. Thus, I am capable of do those missions through motivate my team-mates in Semper Avanti. Here I came, to enlight new minds!
Saturday, 14 November 2015
The culture of Bazaar - Kapalı Çarṣı
If you live in Kayseri of course you know Kapalı çarṣı, the biggest bazaar in the city. You can find every kind of goods, from shoes to phones, clothes, jewellery and so on.

Who can guess how many shops are inside? Ok, I will tell you: there are exactly 910 shops. So many! To go inside you can use 18 doors, located on the perimeter, connected by 16 roads.
When I went inside I got the feeling to be welcomed, the shops are small and roads are narrow, not like in a mall. Tradespeople inside are relaxed (in Turkish tradespeople in bazar have a different name of other sellers, they are called Esnaf). It seems to go in a little community instead of a trade place.
Subscribe to:
Posts (Atom)




