Friday, 19 April 2019

Letonya’dan merhabalar







Bu benim 2. EVS deneyimim, 10 aylık uzun dönem EVS şansımı Letonya’da değerlendirme fırsatım oldu. İlk ayım ülkenin kültür ve yaşamını keşfetmekle geçti.












Projemim içeriği genellikle çocuklarla aktiviteler bir de Türk kültür ve yemekleriyle ilgili workshoplar.


Projemiz Letonya’nın 2. büyük şehri Daugavpils’te; bu şehrin insanları yabancılara karşı gerçekten çok hoşgörülü ve sıcak kanlı, birçoğu ülkemiz hakkında bilgi sahibi, özellikle Antalya şehrimizi biliyorlarJ

Letonya; yemyeşil doğası, göl ve nehirleriyle, sakin yaşamıyla insan ruhunu dinlendiren bir ülke diyebilirim, projem süresinde daha detaylı bilgiler, edindiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Şimdilik hoşçakalın!



Thursday, 18 April 2019

Merhaba ben Gamze


Bir evs programına katılmayı çok istiyordum IYACA sayesinde Romanya Braneşti de 2 aylık bir evs e katılma şansı yakaladım. 
Atatürk havalimanında diğer gönüllü arkadaşlarla tanıştım ve maceraya başladık. Otopeni havalimanına indiğimizde bizi karşıladılar ve kalacağımız yere yani Braneştiye bıraktılar. Burada bir okulun içinde ki yurta kaldık. Yurtta bizimle birlikte başka öğrenciler de vardı. Onlarla muhabbet ederek kaynaştık. Türkçe kelimeler öğrettik, onlarda bize Rumence birkaç kelime öğretti.. 





Geldiğimiz ilk hafta burada bir festival vardı. En çok kim çirkin olacak gibi bir şeydi herkes çirkin olmak için kostümler giymişti. Festivalde Romanya tatlılarını tattık. Romanya haftalarına gayet eğlenceli başladık. Sonraki haftalarda lise de aktivitelerimiz  vardı. Onlarla İngilizce konuşarak oy vermenin önemini anlattık ve birlikte eğlenceli oyunlar oynadık. 








Haftanın bazı günleri Bükreşe gidiyoruz. Orada haftalık planları yapıyoruz. Bükreşte diğer gönüllülerle görüşüyoruz  farklı yerleri geziyoruz. Farklı yemekler yiyoruz. Ben 4. Haftamda falan bir sağlık problemi yaşadım. Direk ameliyat olmam gerekti ve beni ameliyata aldılar. Sağlık sigortam bu konuda hep yanımda oldu. Hastane konusunda biraz sorun yaşadım fakat İYACA ve burada ki Rumen derneği  bu konuda bana çok yardımcı oldu.  

Şu anda da son haftalarımızı yaşıyoruz. Burayı sevdim çocuklar eğlenceli Romanya eğlenceli…





Wednesday, 17 April 2019

The second blog from Latvia


The second month in Daugavpils was calmer than the first month. The works were less and we had a lot of time to travel. 
I traveled to Vilnius and joined Erasmus + meeting. I met with the other coordinators. They said that the badges will be in ESC projects. The badges will be given according to the activities done by coordinators and volunteers.I traveled a little in Vilnius. When I come back to Daugavpils I prepared to go to Sweden. 

Sweden is an interesting country. 
Firstly I couldn't meet locals to much. Most of the people came from other countries. I was hosted by one Swedish guy and one Hawaiian guy. The Swedish guy knows Turkish and the Hawaiian guy has rabbits. It was very stance experience for me. Other things for Sweden that you can not find on Internet are:
1. The Sweden has very good atmosphere outside of old city. 
2. The residences are built in unique type of wood and rock formation for Sweden.
3. The architecture was very good and all homes are in good condition. The home types are very interesting. 

4. Also the city in light people wake up at 10 am according to Turkey  (it means that they wake up on light) and street lights are very bright. Therefore you can not see any difference between midnight and night.They spend to much money to lighting. 






I spend most of time walking in Sweden. I visited a lot of museums and saw a lot of seashore's view. For food I ate chocolate all of the time because it was tasty and cheap.


Tuesday, 16 April 2019

Bir EVS’e daha ihtiyacım var…


Evet yanlış duymadınız bir EVS’e daha ihtiyacım var. Çünkü, EVS’in size kattıkları çok şey var. Türkiye’ye döneli iki gün oldu. Uçaktan indiğimde herkesin Türkçe konuştuğunu hissettim ve o an herkese sarılmak geldi içimden. Özlemek bambaşka bir şey. O zaman anladım ki gerçekten bu memleket bizim 😃
Romanya’da geçirdiğim iki ayı geride mi bırakmıştım, neler yaşamıştım hayatıma ne gibi katkıları olmuştu. Gidip dönmüştüm ama hala döndüğümün farkında değildim. Her şey rüya gibiydi aslında. Kendime bir söz belirlemiştim “neresi olursa olsun” gidip, gezeceğim. Keşfetmek, düşlemek, araştırmak ve bir sürü şey. “Neresi olursa olsun” evet ama hayırlısını da dilemek lazım. 7 Ocak’ta başlayan yolculuğumuz 8 Mart’ta son bulmuştu. İlk olarak uçakta tanıştık. Dört kız, dört erkek… Aynı odayı paylaştık, birlikte gezdik, gördük ve çok şey öğrendik. Diğer taraftan, kendi aramızda da iletişimimizin güçlendiğini söyleyebilirim. 

Aynı zamanda, yabancı arkadaşlarla tanışmak, onlarla kültürümüze ait şeyleri anlatmak ve ortak yanlarımızı keşfetmek insana farklı bir bakış açısı katıyor. Diğer bir deyişle, farklı bir ülkede, farklı bir dilde, farklı bir dinde  ve farklı bir etnik kökenin içerisinde yer alarak duygu alış verişi yapıyorsunuz. Empati kuruyor, oyunlar oynuyor, geziyor ve eğleniyorsunuz. Tabi ki, programı da ihmal etmiyorsunuz.



Ve şimdi kendime yine bir söz verdim. Bir EVS daha yapmalıyım. Veya siz neden bir gönüllü olmayasınız. Şimdi EVS kalkıyor ama yakalayabileceğiniz erasmus fırsatları hala devam ediyor. Hepimizin bir EVS’e ihtiyacı var….

Friday, 12 April 2019

Gdańsk'a Veda


Artık Gdańsk'ta son ayımıza girmiş bulunuyoruz, neredeyse bir koca yılı bitirdik, birazda hüzünlü bir bekleyiş sardı dört bir yanımızı artık sadece bekleyip her anın tadını yaşamaya çalışıyoruz. Her şey nasıl geçti anlayamadık, her gün farklı aktiviteler, yeni arkadaşlar, yeni dostluklar derken günleri ayları nasıl tükettik anlayamadım kesinlikle hepinize tavsiye ederim bu projeye katılmanızı ben uzun dönem gönüllü olduğum için bir daha katılamayacağım bu projeye ama siz napın edin dilinizi geliştirin bu projeye başvurun gelin kesinlikle buna değer başka hiçbir yerde bulamayacağınız fırsatları arkadaşlıkları bulursunuz kazanacağınız yeni deneyimler size ilerde gerek iş hayatınızda gerek sosyal hayatınızda çok katkı sağlayacaktır. 

Biz proje bitiminde de Türkiye de veya Avrupa da yine buluşmayı planlıyoruz burdaki arkadaşlarımızla bizler sayesinde burada birçok insanda Türkiye merakı uyandı birçok insan yaz için Türkiye'ye bilet ayırttı. Bu arada iki tane yeni arkadaş geldi kısa dönem proje için bugün onlarla tanıştık evi gösterdik şehri tanıttık projeyi anlattık daha geligelmez buraya adapte oldular hemen alıştılar buraya. Geçtiğimiz günlerde Malbork'a gittik uluslararası bir etkinlik için iki gün orda kaldık, orada da çok iyi vakit geçirdik Türk arkadaşlar da vardı hepbirlikte eğlendik birbirimizin iletişim bilgilerini aldık yeniden buluşmak için her şey çok güzeldi. 


Thursday, 11 April 2019

The First Glance of Latvia

I have already finished my first month in Latvia. Latvia is known as a cold country, people generally come to visit it in summertime. However, I visited in winter. The winter is not as cold as I expected because the altitude is very low and there are no blazers here. Therefore don't worry about the cold weather, but you can worry about dark. There is no light pollution here, it is kinda scary and city life is very slow after 4 pm as soon as the sun goes down.

Everything from now seems like a ghost town story, but people are warm they try help and kind just need to know how to approach. They don't approach the way in which I get used to, you need to arrange an activity when you want to meet. 
Besides communication, you feel also special. They care about their own, not just about makeup or nice haircut also nice gestures and way of clothing and self-body care which is you can't find in Europe very easily. The tastes, however, are different. Some of the foods are awesome like karums. Even Turks have the best cheese products in the world, even we have at least 3 different cheese desserts. Karums are healthy, relaxing and delicious and different food. You cant find white cheese here, just Greek ones which are not proper to eat and the other cheese are not as tasty as look, except karums cheese. The other milk products are very surprising to me. They have kefir, they drink kefir as Turks and it is cheap, easy to supply. However, they don't know yogurt, the yogurts are not original yogurts they are just vaporized milk; not probiotic, healthy and sports product. All of them are sweet, really?. Latvia please learn fermentation process.

Cities are fine but the cost of accommodation is expensive. Therefore they trapped small homes in nice cities and cities also are a little dirty. Therefore you will get dirt while returning home because they literally use dirt(sand) on the streets. I really don't understand why they don't use salt? Oppositely the churches and common places are really clean. They are as big as possible. They are either historical or piece of modern art.

Looking forward to discover more about EVS and cultures I get in touch with!

Wednesday, 10 April 2019

Fırsatları Değerlendir, Yola Çık, Gezerken Keşfet !

Hayata farklı perspektiflerden bakma yolculuğa çıkalım:

Ben Tuğçe. Romanya’nın başkenti Bükreş’ten selamlar. Şuan Romanya’da "Youth European Parliament" adlı projede 2 ay boyunca gönüllük yapacağım.Projemizin ilk 1 ayını bitirdik.İlk aydan hayatıma birçok tecrübe,çeşitli disiplinler,sorumluluklar,yeni birçok insan tanıştım.

Romanya’ nın Braneşti yerleşkesindeki‘’ Cezar Nicolau Teknoloji Lisesi’nde ki ‘’ öğrencilere Avrupa Parlamentosu hakkında bilgiler verip,onlara oy kullanmanın önemini anlatıyoruz. Projenin ana konusu gençleri Avrupa Parlamentosu hakkında bilgilendirmek ve oylamanın önemini açıklamak. "Youth European Parliament" projesinde yer alan bir gönüllü olarak, önceki bilgileri korurken bu materyal hakkında daha fazla bilgi edinme fırsatım oldu. 

Ülkemizdeki ve dünyadaki siyasi olaylardaki farklı milletlerden ve diğer gönüllülerden insanların bakış açılarını değerlendirdim. Sonra onlara gelecekleri hakkında bir söz sahibi olma bilincini vermeye çalıştık. Tüm bu kavramları açıklarken, onlarla daha önce sağlıklı bir iletişim kurduk. Bizi anlamak için önce bize saygı duymaları ve sevmeleri gerekiyordu. İlk önce bir parti kurmalarını ve başbakanı seçmelerini istedik. Bu nedenle, taleplerini temsilcileri aracılığıyla açıklamaları gerektiğini öğrettik. Bunun hakkında konuştuğumuzda animasyonlar yaptık. Her görüşe saygı duymaları, karşıt görüşlerin aslında kendileri hakkında bir fikir oluşturmada yararlı olacağını ve doğru gördükleri partinin görüşünü desteklemek için oy kullanmaları gerektiğini vurguladık. Farklı fikirleri duymak, durumu analiz etmek, bilgilendirilmek, araştırmacı olmak, bilinçli bir vatandaş olmak ve bu farkındalığı eğitim yoluyla oluşturmak çok başarılı oldu. Banada şöyle bir katkısı oldu, dünya görüşüme farklı bir bakış açısı kazandırdı.

Kaldığımız yer Romanya’ya 8-10 km uzaklığında tatlı bir kasaba. Doğayla iç içe olmayı seviyorsunuz burdan çok keyif alacaksınız. Çok güzel manzaralara ev sahipliği yapıyor.

Eğitim hayatım boyunca birçok sosyal projede yer aldım. Bu benim ilk AGH tecrübemdi. Bizler dünya vatandaşlarıyız. Farklı dilleri konuşuyoruz farklı kültürlerimiz var. Bu yüzden birlikte bir şeyler paylaşmak ve birlikte bir şeyler yapmak çok önemli. Farklı kültürleri tanımak, farklı dilleri öğrenmek farklı bir bakış açısı kazandırıyor insana. Bir ülkenin kültürünü yaşam alanlarının bir parçası olarak deneyimleme şansım oldu. Benzerlikler, farklılıklar, evrensellik gibi kavramları deneyimledim. Festivalleri, sergileri, konserleri, müze ziyaretlerini, tarihi mekanları, pazarları ziyaret ettim. Yerel kıyafetlerini inceledim. Bölgesel yemeklerin tadına baktım. Mimarisini, mimari mekanları ,cadde sokak ilişkileri, eserlerin altında yatan gizemli tarihi gibi birçok şeyi gözlemleme fırsatı buldum. Tarihini öğrendim. Keşfetmek, araştırmak, çalışmak, kültürel etkileşimler beni çok etkiliyor. Öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum Gençlerle çalışmak çok memnun kaldım. Beyin fırtınası yapmak, tartışmak, üretici ve yaratıcı olmak çok güzeldi. Bu projede kendime birçok disiplin oluşturdum.Zamanımızı ve bütçemizi iyi kullanarak her yerini keşfe çıktık:

1) BRAŞOV

Braşov beni çok etkilemişti. Böyle dağların arasında masallardan fırlamış gibi şehir. Şeker fabrikasında üretilmiş gibi evleri var. Sokaklarınızda gezmeniz bile çok keyif verecektir. Braşov kışın ayrı bir güzel ve Braşov’a gitmişken Bran Kalesini ve Raşnov Kalesini ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Braşov’a Poiana kayak merkezine gitmenizi tavsiye ederim.

2)KÖSTENCE

Köstence, içinde yer aldığı bölgedeki diğer yerleşimlerinde olduğu gibi Paleolitik Çağ'dan kalma bir şehirdir. Arkeolojik kazılarda Neolitik, Tunç ve Demir çağlarına ait kalıntılar bulunmuştur. Köstence bu özellikleriyle bölgenin en eski yerleşim birimidir. Karadeniz’in en büyük sahilidir. Köstence’de Gezilmesi Gereken yerler;
Kral (Carol) Cami
Ulusal Tarih ve Arkeoloji Müzesi
Ovidius Meydanı ve Heykeli
Petru si Pavel Katedrali
Anton de Padova Kilisesi
Casino Binası
Akvaryum
Farul Genover Ceneviz Deniz Feneri

3)CLUJ 

Cluj her tarafı tarih kokan çok hoş bir şehir. Cluj-Napoca’da Gezilecek Yerler:
Union Meydanı (Piata Unirii)
Aziz Michael Kilisesi (Biserica Sfantul Mihail)
Banffy Sarayı (Palatul Banffy)
Calvinist Reform Kilisesi (Biserica Reformata) 
Dişi Kurt Heykeli (Kurt Capitoline)
Babeş Bolyai Üniversitesi
Cluj’u ziyaret ettikten sonra Salina Turda’ya gittik. Çok güzeldi.

4)SİBİU 

Şehir çok büyük değil, ama görülmesi gereken şehirlerden biridir. Romanya’ya yolunuz düşerse Sibiu şehrine uğramadan kesinlikle ayrılmayın. Şehri 4-5 saatte çok rahatlıkla gezebilirsiniz. Sibiu’da Görülmesi Gereken Yerler;
Büyük Meydan (Piata Mare)
Brukenthal Ulusal MüzesiCouncil Kulesi
Biserica Roman Katolik Kilisesi
Lutheran Katedrali
Potters Kulesi
Pharmacy ( Eczacılık) Müzesi
Liars Köprüsü
Sibiu Sokakları

Thursday, 28 March 2019

FARKLILIKLAR


Projemin yarısı, altıncı ayım bitti burada. Her ne kadar dilini bilmesem de, yinede burada beni buraya ait hissettiren ya da olumsuzlukların yanında “yinede” dedirten bir sürü iyikilerimi biriktirmeye devam ediyorum sanırım.

Derneğim dünyanın her yerinden gelen misafirleri vardı ayın başında. Myanmar, Hindistan, Endonezya, Ekvador, Bolivya, Portekiz, Çek Cumhuriyeti’nden. Sanki belgesellerden çıkıp birbirimizle sohbet ediyor gibiydik. Bizim hayatımızın olmazsa olmazları ( süt, çikolata, yoğurt, kıyafetlerimiz;çok sıcak olduğu için ayakkabı kullanılmıyor, montu sadece buraya geldikleri için almışlar vs.) , o insanların hayatlarının en ufak bir parçası bile değil onu gördüm bu sefer ki sohbetlerimde. Biliyorum farklı hayatların olduğunu ama birebir sohbet etmem bambaşka oluyor gerçekten. Dünyada neler oluyor onu anlıyorum. Dünya’nın her yerinde tanıdık yüzler edinmek gerçekten paha biçilemez bir duygu. Gidebilir miyim bilmiyorum ama en azından gidersem arayabileceğim insanların olması mutlu ediyor insanı.

Projeyle birlikte sene başında geziye gittiğimiz yere gittik yine. Mala Fatra. Buzun üzerinde nasıl yürünür, aynı yerdeki ortam nasıl değişir onu gördüm gezimizde. Projeden sonra ise patronlarımız ve bütün gönüllüler buranın en yüksek dağı olan High Tatras’a yürüyüşe gittik. Gördüklerime inanamadım resmen. Sene başında kendi kendimize gelmiştik buraya. Harika manzarası olan, içinde insanların kayık kiralayabildiği göl, şimdi insanların üzerinde yürüdüğü bir göl olmuştu resmen. Nasıl olurda bu derece donabilir bir göl. Normalde tümsekli olan dar yürüyüş yolları, kar ile birlikte insanlar için kayak pisti olmuştu. Anlayacağınız yazın başka, kışın bambaşka güzel olan iki yer. Bir an düşünmüştüm zaten gittim ben oraya diye ama iyi ki de gitmemezlik yapmamışım.

Rutinlerimin arasında, gittiğim okuldaki öğretmen beni ailesiyle birlikte akuaparka gitmeye davet etti. Farklı insanlar görmeye çok alışık olmayan bu küçük ülkede, sanırım haşema giyen birisinin bu kadar dikkat çekmesini normal karşılamalıyım : )  Fakat insanlar arasında bu derece soğukluğun olduğu bir kültürde, aile etkinliğine çağrıldığım için gerçekten şanslı hissediyorum kendimi. Ve hissediyorum ki bu öğretmen ile kurduğum bağ Türkiye’ye döndüğümde de devam edecek. Ve kim bilir belki de ben onu misafir ederim kendi evimde, ülkemde : )


Wednesday, 20 March 2019

Another new EVS came to IYACA



            Dear all,

My name is Elena and I am excited to start my EVS experience at IYACA. I am interested in education and human rights, thinking that these are important pillars of a society nowadays when everything became so interconnect. Being aware about the differences and similarities between various cultures, religions, languages or educational background can bring more mutual understanding among us.

I was born in Bucharest, lived and studied there for my entire life. I studied Political Science at National University of Political and Administrative Studies and I was also involved in many projects of Pro-Democracy Association, NGO I volunteered for since high school. I strongly believe that being an active citizen in your community is a great step in continuously contributing to the common well-being of all of us.


Encouraging and offering the required support to young people in being more involved into their communities, to better know their rights and how society and state work is one of the topics I am interested about. Being in Ankara as an EVS I will try to figure out what young people think and how they act in such matters as those previously mentioned.

                                       

Wednesday, 13 March 2019

Humans of IYACA


Hello again my friends…
I'm writing now my last blog:((...As you know, even what is beautiful has an end, so even my adventure here is almost over. I’m having so many feelings while I’m writing these lines...
On the one hand, I am happy that I've been able to live this experience, of which I had a lot to learn, and that helped me to discover and develop myself as a person. I can say that now I am more self-confident, I have exceeded my boundaries many times, doing things that I would never have imagined to be able to do. I've stepped out of my comfort zone countless times, challenging myself, that's why  now I'm so proud of myself.
But as I said, at the same time I am also sad because my time in Turkey has come to an end. Today was the last day I went to school, the last day in which I was able to talk to those wonderful teachers and to say goodbye to them. Here, I had the opportunity to see how any school should look like. Not only the teachers and the students, even the staff, from the porter to the ladies at the canteen, behaved with me very nicely, making me feel special. I'm really going to miss it very much.