Monday, 23 November 2015

Wroclaw : Part II - POLONYA AGH

There and back again… The city where you might find your peace : Wroclaw.
One year ago, when I decided to explore whole around the Poland, I visited Wroclaw for 3 days. During those days, I have found many interesting places to take nice photos, had unforgettable memories with my host family and tasted local meals from restaurants in Wroclaw. Honestly, I was the one who fell in love with the atmosphere. But I must put a comma to that beloved city due to my back road to Turkey.

Just after one year, luckily, I found an opportunity to live – work as an EVS Volunteer in Wroclaw. ‘Semper Avanti’ approved my application, to make me one of them in the office, working places. That EVS programme aimed to work for European integration, human rights and spesific workshops which intend to inspirate youth’s mind and make them more international. Thus, I am capable of do those missions through motivate my team-mates in Semper Avanti. Here I came, to enlight new minds! 

Saturday, 14 November 2015

The culture of Bazaar - Kapalı Çarṣı

If you live in Kayseri of course you know Kapalı çarṣı, the biggest bazaar in the city. You can find every kind of goods, from shoes to phones, clothes, jewellery and so on.

Who can guess how many shops are inside? Ok, I will tell you: there are exactly 910 shops. So many! To go inside you can use 18 doors, located on the perimeter, connected by 16 roads.
When I went inside I got the feeling to be welcomed, the shops are small and roads are narrow, not like in a mall. Tradespeople inside are relaxed (in Turkish tradespeople in bazar have a different name of other sellers, they are called Esnaf). It seems to go in a little community instead of a trade place.

Friday, 13 November 2015

Kaldığımız yerden devam :)

     Bugün 9 Kasım Pazartesi. 4 gün sonra Portekiz'e geleli 2 ay olacak. Şöyle dönüp bakıyorum da ne çabuk geçmiş zaman. Oysa geldiğim ilk günü hatırlıyorum. Buraya alışamayacağım diye akıttığım gözyaşlarını..Bizim dışımızda Türk arıyordum burada. 1 tane bile görsem, vatanıma kavuşmuş gibi hissedecektim çünkü. Çok şükür ki o sıkıcı zamanları atlattım ve buraya alıştım.


        Barcelos'taki üniversitede Erasmus yapan yaklaşık 10-12 kişilik bir Türk grubuyla tanıştık. Onlar da çok sevmişler burayı ve hiç gitmek istemiyorlar. Hatta ve hatta seneye başka ülkelerde tekrardan Erasmus yapmak isteyenler bile var. Bizim burada ne için bulunduğumuzu soruyorlar. EVS diyoruz, Avrupa Gönüllü Hizmeti diyoruz fakat çoğu gencimizin bu projeden haberi bile yok. Biz de başlıyoruz anlatmaya ve EVS, Erasmus'tan daha cazip geliyo onlara. Tabiki de daha cazip çünkü, en başta okul ve sınav stresi yok. Dilini geliştirmen ve farklı kültürleri tanıma şansın, kendini kişisel olarak geliştirip eksik yönlerini tamamlama şansın daha fazla. Ve en çokta insanlara yardım ederek elde ettiğin mutluluk...Bunlar genelde EVS'in proje kapsamında olan şeyler. Mesela huzurevlerinde, çocuk yuvalarında, kreşlerde bu projeyi sürdürenler için daha büyük bir mutluluktur diye düşünüyorum ben.




Tuesday, 10 November 2015

Güzel anılar biriktirdik*

Lizbon, Porto, Braga derken gezmekten yazmaya fırsat bulamadım. 2 Türk grubu geldi Barcelos’a onlara rehberlik yaptık. O kadar eğlenceli ve huzurlu zamanlar geçirdik ki dünya dertlerinden arındık adeta. Birilerine yardımcı olmak, sıkıntılarını halletmek, sorularını cevapsız bırakmamak, bana her zaman huzur vermiştir. Çünkü bencil hislere kapılmama müsaade etmez diğer insanların dertleri.
Portekiz’de geçirdiğim 1 aylık süre zarfında öğrendiğim birçok konu oldu ama dikkatimde kalanları paylaşmak isterim.

Yolculuk yaptıkça dünyada ne kadar küçük bir yer kapladığımı anladım. Toz tanesi bile değilim, belki de bir hiçim sadece bir hiç. Düşünmek ve öğrenmek için bol bol zamanınız oluyor.
Gelen gruplar Sakarya'dan ve Hakkari'dendi hepsi lise öğrencisi ama kocaman kalpleri var. Bölümleri bilgisayardı, bilgisayarla ilgili şirketlere götürdük onları biz de tercüme ettik anlatılanları. Gezileri oldu, gittiğimiz şehirlerin tarihsel yapıtlarını tercüme ettik. 1 ay onlarla otelde o kadar eğlenceli zamanlar geçirdik ki gitmelerini asla istemedik. Onlarda bizi sevmiş olmalılar bir gün odamıza geldiler.

Saturday, 7 November 2015

Portekiz Barcelos'tan Selamlar

Portekiz Barcelos'tan tekrardan merhabalar.



Ekim ayı için biraz geç kalmış bir yazı oldu aslında. Ama öyle dolu dolu ve eğlenceli bir ay geçirdik ki. Türkiye'den Sakarya ve Hakkari illerinden 2 grup geldi. Grup lise öğrencileri ve yanlarında rehber öğretmenlerinden oluşuyor. Her iki grubun da bölümleri Bilgisayar'dı. Barcelos'ta onlara bölümleriyle ilgili olan yerleri gezdirdik ve rehberlik yaptık. Bizim zaten proje konumuz bu. Gelen Türk gruplarına rehberlik ve çeviri yapmak. Ha çok iyi İngilizcemiz mi var? Hayır ama anladığımız kadarıyla çeviriyoruz. Çünkü EVS'te illa dil bileceksin diye bir zorunluluk yok arkadaşlar. Bunu öğrenciler ve öğretmenler de biliyor zaten, söyledik kendilerine. Ama ilk geldiğimiz günlere nazaran İngilizce'yi anlama ve konuşmamız biraz daha iyi. Zamanla daha da iyi olacak inşallah. Sonuçta 1 yıl uzun bir süre ve bizim için büyük bir avantaj.


Thursday, 5 November 2015

Have you ever celebrated Halloween?

Last week I organised my first activity at IYACA Youth Center. It was the 30th of October, so Halloween was very close and I started to ask to my Turkish friends if they were going to celebrate Halloween and if it is common to dress up in Turkey. 


I was very surprised to know that Turkish people are not used to celebrate Halloween, or at least not as much as we are used to celebrate it in Europe. I had a look in many shops of Kayseri and, as a matter of the fact, almost nobody was selling Halloween’s stuff. 


Suddenly I thought it was a good choice to focus the topic of my weekly activity on Halloween. I’m very glad I introduced Halloween origins and traditions to my friends at IYACA because for most of them it was the first time to have such a celebration. 


Friday, 30 October 2015

Trip to Avanos and Ürgüp – CAPPADOCIA

It was just my second day in Turkey when I visited Cappadocia with some IYACA friends and for me almost everything was new and special, but this trip was really the best part!

While we were traveling there by car, (it’s just 60 km far away from the city of Kayseri and it takes almost an hour to get there), my Turkish friends explained to me the history of this unique place. I’m not going to bore you like a touristic guide, but you have to know that one of the first civilisation in Turkey was born there and at that time this area was full of forests.

Now, when I gazed outside the car window, the flowing landscape looks very dry but still fertile due to volcanic debris. Especially, Cappadocia is known for the production of wine and people who live in the conservative city of Kayseri (which is the nearest city to Cappadocia with airport) they usually go there if they want to drink alcohol and have some fun. It's interesting that they go outside the city to enjoy, isn't it?

Tuesday, 27 October 2015

UNA VITA NUOVA - ITALY/BRINDISI


Bugün Brindisi deki hayatımın 1. Haftasını geride bıraktım. Burası çok küçük bir şehir, sokakları çok
dar, tarihi binaları çok fazla, küçük bir sahil kenti diyebiliriz. İzmir’den gelen biri olarak iklimine hiç
yabancı değilim. İnsanları oldukça yardımsever, paylaşımcı ve en az Türk insanı kadar sıcakkanlı.
Burada size her türlü yardımı sağlıyorlar ve bulunduğunuz ortam yüzünden özlem çekmiyorsunuz.
Gündüzleri sokaklar ne kadar tenhaysa akşam olduğunda aksine hayat yeni başlıyor diyebiliriz.
Kafeler, barlar, sokaklar akşamları gençlerle doluyor. Eğer sakinlik isterseniz limanda yürüyüş
yapabilir, Brindisi'nin dar ve şirin sokaklarını keşfedebilirsiniz.


Aslında projemin konusu kreşte çocuklarla vakit geçirmek, onlarla ilgilenmekti fakat proje mentörüm Laura ofiste onunla da çalışabileceğimi teklif etti ve tercihi bana bıraktı.Tercihim Laura ile birlikte çalışmak oldu ve dernekteki diğer çalışanları tanıdıkça iyi ki bunu tercih ettiğimi düşündüm :). 

Monday, 26 October 2015

WROCLAW - İlk Günlerim

Merhabalar Ben Özgür, 15 gündür EVS gönüllüsü olarak Polonya/ Wroclaw’dayım. 10 ay buralarda olacağım. Semper Avanti adında bir kurumda görev alıyorum. MLC (Multicultural Cafe) adını verdikleri bir etkinlik sahası var ve 15 kişiye yakın gönüllüyü barındırıyor bünyesinde. Benim bu etkinlik sahası içerisinde görevim, çeşitli alanlarda sunumlar yapmak (EVS,Türkiye,İnsan Hakları,Evsizler gibi). Bu sunumları okullarda yapıyoruz ve tüm yaş gruplarını göz önüne bulundurarak sunumları çeşitlendiriyoruz ve düzenliyoruz. Neredeyse her gün çeşitli atölyeler düzenleniyor. Burada çok yeniyim ve öğrenmem gereken çok şey var. Burada çalıştığım süre boyunca farklı deneyimler yaşayacağımı düşünüyorum. Hem kişisel anlamda beni geliştirecek hem de iş hayatıma katkı sağlayacak deneyimler. Teşekkürler. Özgür KARAKAŞ



Tuesday, 6 October 2015

Rusya-Başkurtistan / UFA'dan EVS

Evs gönüllüsü olarak Ufa(Rusya)' ya gelişimin ardından bir ay geçti ama sanki yıllardır burada yaşıyor gibiyim. Yabancı bir ülkede olduğumu farkedemyorum bazen çünkü hem kültürümüz çok farklı değil hem de sanılanın aksine buranın halkı arkadaş canlısı ve çok yardımsever. Ufa Başkurtistan'ın başkenti ve çok güzel bir çokkültürlülük örneği farklı kültürler, dinler ve ırklar birarada ve barış içindeler. Bunu görmek ve yaşamak çok güzel.

Burada bir ingilizce klübünde çalışıyorum 3 yaşındaki çocuklara ingilizce öğretiyoruz ve türkçe dersleri veriyorum ama asıl görevim Erasmus plus programının tanıtımını yapmak. Bu programın bir parçası olmak isteyenlere proje bulmalarında ve başvuru sürecinde yardımcı olmak. EVS hakkında yaptığım sunumlardan sonra pek çok insan böyle bir imkanın olduğuna ve tamamen ücretsiz olduğuna inanmakta güçlük çekiyorlar. Yaş gibi bazı problemlerden dolayı programa katılamayacak olanların üzüntüsünü gördükçe bu programın bir parçası olduğum için ne kadar şanslı olduğumu daha iyi anlıyorum.