Merhabalar herkese,
Bu benim ilk blog yazım o yüzden heyecanlıyım. Umarım okurken benimle aynı heyecanı hissedersiniz. Hayat bazen hiç beklemediğin anlar hiç beklemediğin güzel gelişmelerin yaşanmasına neden olur. Benim için o güzel gelişme Macaristan ESC serüvenimin başlamasıydı. Tam da ben ne yapıyorum, ne yapacağım diye hayatımla ilgili düşünürken kendimi Macaristan serüvenimin içerisinde buldum.Bir ay önce 30 kilo bavulumla buraya gelirken yolda sinirlenip, bu kadar eşyaya gerek var mıydı, diye söyleniyordum. Evet haklıymışım ve şunu fark ettim buradan ayrılacağım zaman o bavullara bile sığmayacak güzel anılar biriktireceğime çok eminim. İlk ayım da bile farklı deneyimlerin içinde kendimi buldum. İlk günlerde her şey yabancıydı. Sokak tabelaları, insanların konuşma şekli, marketteki ürünler… Hatta bazen basit bir Wi-Fi bağlantısı bile küçük bir maceraya dönüşebiliyordu.
Burada her hafta düzenli olarak anaokuluna ve hafta da birgün de huzur evine müzik terapisine gidiyorum. Burada şunu anladım aslında o çocuklarla birbirimizi anlamasak da (çünkü hiç biri ingilizce bilmiyor ve ben de macarca konuşamıyorum) aramızda çok güzel bir bağ oluşmaya başladı. Aynı şekilde bunu huzur evinde de bunu hissettim. Beraber vakit geçirmek, küçük aktiviteler yapmak, müzik açmak, sohbet etmeye çalışmak… Bazen sadece yanlarında oturmak bile yetiyor. Dil her zaman gerekmiyor. Göz teması, bir gülümseme, elini tutmak…Bu ay her ay da devam edeceğim gibi youth clubda da görev aldım. Görevlerimden birisi de youth clubda aktive planlamak. Bu ay yaptığımız aktivitelerden birisi board game günüydü. Genç yaşlı demeden youth club da akıl zeka oyunları oynadık. Gençlerden çok daha ileri yaştaki bireylere karşı yenildim :D ve hayatımda ilk defa donmuş gölün üzerinde yürüdüm benim için çok ilginçti acaba kırılır da suyun içine düşer miyim korkusu komik ama eğlenceliydi. Yazımı sonlandırırken biraz öğrendiklerimden bahsetmek istiyorum.
Yurt dışında olmak bana bağımsızlığı da öğretiyor. Kendi planlarını yapmak, kendi sorumluluğunu almak, bazen tek başına kalmak, kendi kararlarını vermek, tren biletlerini almak, rotanı çizmek…
Bu bir ay bana sadece yeni bir ülke göstermedi; bana kendimi farklı bir versiyonumla tanıştırdı.


