Tuesday, 8 October 2024

Litvanya’daki Son Ayım: Bir Yılın Büyüme ve Düşünce Dolu Hikayesi

 Litvanya’daki Son Ayım: Bir Yılın Büyüme ve Düşünce Dolu Hikayesi

Bu satırları yazarken, Litvanya’daki zamanımın sonuna geldiğime inanmakta zorlanıyorum. Neredeyse bir yıl boyunca bu güzel ülkede yaşadım ve Širvintos adeta ikinci evim haline geldi. Burada geçirdiğim anılar, hayatımın en mutlu anıları arasında yer alıyor. Litvanya, sakin ve huzurlu atmosferiyle bana huzurlu ve dolu dolu bir yaşamın nasıl olacağını öğretti.

Buraya gelmeden önce, günlük hayatın telaşına, dram ve kaosun sürekli birer yol arkadaşı olduğuna alışkındım. Ama Litvanya bana farklı bir yaşam biçimi gösterdi. Burada hayat daha yavaş ve inanılmaz derecede huzurlu. Hayatın her zaman kontrol edilmesi veya yönetilmesi gerekmediğini öğrendim; bazen en iyisi, karşına ne çıkarsa çıksın zarafetle ve sakinlikle kabul etmektir.

Bu son ay özellikle hareketli geçti, rengarenk festivaller ve topluluk etkinlikleriyle doluydu. Bu etkinliklerin en önemlilerinden biri Širvintos Şehir Festivali ve Gençlik Festivali idi. Bu etkinlikler için çok fazla hazırlık yapmamız gerekti ve çoğu zaman her şeyi erkenden düzenlemek için sabahın erken saatlerinde kalktık. Cornhole, mini futbol ve basketbol gibi açık hava oyunları kurmaktan hazine avı ve Örümcek Adam temalı bir zıplama oyunu organize etmeye kadar tam anlamıyla bir koşuşturma içerisindeydik.

Festivalin en heyecan verici bölümlerinden biri kına standıydı. Bu etkinliğe kadar hiç kına uygulamamıştım, ama bu göreve büyük bir coşkuyla atıldım. Herkesin ne kadar keyif aldığını görmek beni çok mutlu etti ve desenlerin gerçekten güzel olduğunu düşünüyorum! Festival ayrıca diğer şehirlerden gelen gençleri de cezbetti, onlar da eğlenceye katıldılar. Ünlü şarkıcıların yer aldığı konserler, büyülü bir atmosfer yaratarak tüm etkinliği unutulmaz kıldı.

Gençlik Festivali için Hawaii teması seçtik ve bu da etkinliğe tropikal bir eğlence kattı. Herkes Hawaii kıyafetleriyle giyindi ve bu da festivale renk kattı. Bir voleybol turnuvası düzenlendi ve diğer gönüllü arkadaşım Şüheda ile birlikte katılımcılar için kahve ve kokteyl hazırlama sorumluluğunu üstlendik. Bu benim için yeni bir deneyimdi ve herkesin içeceklerimizi ne kadar sevdiğini görmek beni çok mutlu etti. Günün sonunda, turnuva kazananlarına ödüller verildi ve onların yüzlerindeki sevinç, tüm emeklerimizin karşılığını fazlasıyla verdi.

Festivallerin yanı sıra, Musninkai ve Gelvonai gibi küçük kasabaları ziyaret ederek mobil gençlik çalışmalarımıza da devam ettik. Yaz olduğu için birçok genç ailesine yardım ediyor veya tatile gidiyordu, bu yüzden sadece birkaç kişi gelse bile birlikte satranç ve voleybol oynadık. Bu küçük kasabalardaki sessiz anlar, hayatın basit zevklerini ve topluluğun önemini, ne kadar küçük olursa olsun, bir kez daha hatırlattı.

Litvanya’dan ayrılmaya hazırlanırken, yaşadığım deneyimler ve öğrendiğim dersler için derin bir minnettarlık hissi içindeyim. Bu ülke, sakin ve huzurlu yaşam tarzıyla bana yavaşlamanın, huzuru kucaklamanın ve hayatı olduğu gibi kabul etmenin değerini gösterdi. Širvintos her zaman kalbimde özel bir yere sahip olacak ve bu yıldan kalan anıları ve dersleri nereye gidersem gideyim yanımda taşıyacağım.

Litvanya, sadece yaşadığım bir yerden fazlası oldu, hayal edemeyeceğim şekillerde beni dönüştüren bir deneyim haline geldi. Hayatımın bir sonraki bölümüne geçerken, Litvanya’nın bana kazandırdığı sakinlik ve huzur, bana barış, kabul ve mutlulukla yaşamamı hatırlatmaya devam edecek.





Sunday, 6 October 2024

Tatillerde Avrupa Seyahatlerim

Herkese Slovakya-Cadca’dan Selamlar 🙂

Öğrencilerle birlikte çalıştığımız için eğer onların okul tatili varsa bende bu süreçte serbest oluyorum. Daha önce hiç yurt dışına çıkmadığım için ve proje ile ilk defa Slovakya’ya geldiğim için bu tatil zamanlarını seyahat yaparak değerlendiriyorum. Bazı seyahatlere tek başıma çıkarken bazılarına birlikte gönüllül ük yaptığım arkadaşlarımla gidiyoruz.

Bazı seyahetlerim de ise yurt dışında yaşayan Türk arkadaşlarımı ziyaret ediyorum.

Farklı farklı seyahat yapma imkanları buldum. İlki toplam 9 günlük ilk solo seyahatimdi ve sadece bir sırt çantasıyla. Cadca’dan Prag’a trenle geçip oradan Paris’e geçtim. Sonrasında Brüksel ve Amsterdam’ı ziyaret edip Viyana üzerinden evime geldim. İlk tek başıma yaptığım uzun süreli bir tur olduğu için çok iyi hissetmiştim. Sonrasına İtalya’nın popüler şehirlerini gezdiğim 1 haftalık bir turum oldu. Sadece bir ülkenin farklı şehirlerini gezmekte farklı bir tecrübe olmuştu. Gönüllü arkadaşlarımla birlikte ekip olarak Prag ve Budapeşte’ye gittik. Burda toplu olarak gezmekte çok keyifliydi. Berlin’de yaşayan bir Türk arkadaşımı ziyaret etme şansım oldu ve ilk defa bir Avrupa şehrini bir Türk ile gezmiş oldum. Kendimi evde gibi hissettim. Son olarakta İspanya ve Portekiz turu yapma şansı buldum. Burada Endülüs şehirlerine gitme imkanım da oldu ve eşsiz bir deneyimdi. Gittiğim her ülkede farklı bir şeyi keşfettim ve beğendim.

 

Tüm projem boyunca bir yandan çalışırken bir yandan orta bütçeli yaptığım seyahatler için çok mutluyum 🙂

Saturday, 28 September 2024

CADCA'YA MERHABA!

Merhaba ben Nesibe. Slovakya’nın küçük ama sıcacık bir şehri olan Čadca’da ESC gönüllüsüyüm. Açıkçası buraya gelmeden önce biraz tereddütlerim vardı. Türkiye’de düzenli bir işim ve en sevdiğim arkadaşımla paylaştığım güzel bir evim vardı. Ama içimde yıllardır gerçekleştirmeyi hayal ettiğim bir hedef vardı: bir ESC projesine katılmak. Sonunda bir yıllık bir projeden kabul aldığımda, bu fırsatı kaçırmamam gerektiğini hissettim. İş her zaman bulunur ama böyle bir deneyim, hele ki hayatımın en güzel yıllarında, bir daha denk gelir mi bilmiyordum.





Bu ay On Arrival Training' e katıldık. ESC gönüllüleri için her ülkede düzenlenen bu eğitim, Čadca’ya yaklaşık üç saat uzaklıktaki Spišská Nová Ves’te gerçekleşti. Farklı bölgelerden gelen gönüllülerle tanıştık ve Slovakya hakkında bilgiler edindik. Ayrıca kaynaşmamızı sağlayan bir sürü eğlenceli etkinlik yaptık. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Levoča’yı ziyaret ettik. Ocak sonunda ise Mid Term Meeting olacak, bu yüzden diğer gönüllülerle yeniden buluşmayı heyecanla bekliyorum.



Burada İtalyan, Alman ve İspanyol arkadaşlarımla aynı evde kalıyorum. Sadece bir evi değil, kültürlerimizi ve dillerimizi de paylaşıyoruz. Akşamları kahkahalar eşliğinde sohbet ediyor, birlikte seyahatlere çıkıyoruz. Bu ay Milano, Venedik ve Bratislava’yı gezdik. Bir de host ailelerimiz var. Buraya ilk geldiğimiz hafta onların evinde kaldım. Čadca' yı tanıttılar bana. 











Projemizin temel konusu, okullarda İngilizce öğretmenlerine destek olmak. Çocuklarla hem eğlenceli hem de öğretici aktiviteler yapıyoruz. Burada dört farklı okulda görev alıyorum, bu sayede yüzlerce öğrenciyle tanışma fırsatım oldu. Hepsi birbirinden tatlı. Bana çizdikleri resimleri hediye eden, derslerde gözlerindeki heyecanı görebildiğim öğrencilerim var. Okula giderken geçtiğim yollar ise başlı başına bir huzur kaynağı; Slovakya’nın doğası gerçekten büyüleyici. 



Şimdi bu yazıyı Čadca’daki nehir manzaralı odamdan yazıyorum ve iyi ki buradayım diyorum. 






Friday, 27 September 2024

Litvanya ve Türkiye Ankara'da El ele!


Avrupa Birliği’nin isteğiyle, IYACA Derneği tarafından yürütülen gönüllülük projesinde yer aldım, Ankara’da büyük bir heyecanla yer aldığım bu proje, Litvanya ve Türkiye'den gelen gönüllülerle gerçekleşti. Avrupa Birliği sayesinde hayata geçirilen bu proje, bana önemli bilgiler ve becerilerkazandırdı.

Etkinliklerin geneline sabah sporuyla başladık. Ankara’nın güzel havasında düzenlenen takım sporlarıyla hem fiziksel aktivitenin keyfini çıkardık hem de birbirimizle daha yakın ilişkiler kurduk. Spor etkinlikleri, sadece eğlence sağlamakla kalmadı, aynı zamanda katılımcılar arasında güçlü bir takım ruhu oluşturdu.

Projenin bazı günlerinde gönüllü olarak yerel bir çiftlikte domates toplama etkinliği için bir aradaydık. Bu etkinlik, sürdürülebilir tarıma dikkat çekmek ve yerel üretimi desteklemek amacıyla düzenlendi. Gönüllüler olarak, kırsal alanlarda çiftçilerin yanında çalışarak dayanışmanın ve üretime katkı sunmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha fark ettik. Doğayla iç içe yapılan bu etkinlik, katılımcıların çevre bilincini artırırken, yerel tarımın zorluklarını deneyimlemelerine de olanak tanıdı.


Yine proje içerisinde, okul boyama etkinliği yaptık. Ankara’daki bir ortaokulun duvarları, gönüllülerin el birliğiyle rengarenk boyandı. Bu etkinlik hem eğitim kurumlarına katkı sağlamak hem de öğrencilerin eğitim aldığı mekanları güzelleştirmek için organize edildi. Bizler, okulu daha canlı ve sıcak bir ortama dönüştürmek için büyük bir öz veriyle çalıştık.

Proje kapsamında yapılan etkinlikler arasında, TBMM ve Ankara Kalesi gezisi de unutulmaz deneyimler arasındaydı. Gönüllü arkadaşlarımızla birlikte Türkiye’nin kalbi sayılan TBMM’yi ziyaret ettik, demokrasinin işleyişini ve buralarda sistemin nasıl yürütüldüğünü yerinde görme fırsatı bulduk. Hem tarihi hem de siyasi açıdan benim için çok önemliydi. Ardından Ankara Kalesi’ne çıktık, Ankara’nın tarihini ve manzarası beni çok etkiledi. Kaleden şehre bakarken, geçmişin izleriyle günümüzünyenilikleri bir araya geldi. Bu tür kültürel geziler, Ankara'nın zengin ve çok değerli tarihini daha yakından tanımamı sağladı.



Bu proje, yalnızca fiziksel katkılarla sınırlı kalmadı, kültürel ve sosyal bağları da güçlendiren bir proje olarak öne çıktı. Bu proje, benim kişisel gelişimime katkı sağlarken, toplum için de büyük bir fark yarattı. Bütün gönüllülerin birlikte çalışarak dayanışma örneği sergilediği bu proje, farklı milletlerle beraber gönüllülük yapmanın faydalarını bence en güzel şekilde yansıttı.

İyi ki bu projede yer almışım. Her zaman gönüllü olmaya devam edeceğim.


Ankara'da Takım Gönüllülük Maceram


Türkiye’den selamlar, ben Leyla!

Harika bir takım gönüllülük projesinin ardından bunları yazıyorum. 6 Litvanyalı ve 4 Türk gönüllüden oluşan takımımızla birlikte iki hafta boyunca Ankara’da gönüllülük yaptık. Bu, benim ilk “teamvolunteering” deneyimimdi. Sürecin ve faaliyetlerimizin harika olmasının yanı sıra çok güzel insanlarla tanıştık ve gerçek bir takım olduğumuzu hissettim. 




Gönüllülük sürecimizde hem topluma katkı sağlamak için çalıştık hem de eğlenirken öğrendik. Bu deneyimi kendi ülkemde yaşıyor olmama rağmen benim de burada öğreneceğim birçok şey olduğu gördüm. Yaptığımız her faaliyeti gerçekten hepimiz isteyerek yapıyor ve sonunda mutlu oluyorduk. İhtiyaç sahibi ailelere yardım sağlamak için sebzelerin yetiştirildiği bir bahçede çalıştık. Belli bir süre ürün topladıktan sonra çay molası vermiştik ve ekibimizden arkadaşlarımızın daha fazla çalışmak istemeleriyle birlikte hemen tekrar işe koyulduk. Ankara’da geçen bir ağustos gününden bahsediyoruz... Hava gerçekten sıcaktı ama bu bile bizi yıldıramadı. Birkaç saat sonunda ne kadar çok domates topladığımızı görünce hepimizin yüzündeki gülümseme günün özetiydi bizim için… 


İnanılmaz yetenekli bir takımdık. Ekipteki herkesin bu kadar yetenekli ve geniş bir hayal gücüne sahip olması beni şaşırtmadı değil. Okuldaki duvarları boyamak ve eğlenceli hâle getirmek için bir faaliyetimiz vardı. Takımlara ayrıldık ve her birimiz yanımıza birkaç öğrenci alarak çalışmaya başladık. Bir grup orman çizdi, bir başka grup uzaydan ve gezegenlerden esinlendi, diğer bir grup ellerinin izinden oluşan büyük bir ağaç oluşturdu ve daha birçok şey… Gün sonunda çocuklar da bizler de yorgun ama mutlu gözlerle duvar resimlerini izledik. Tekrar gerçekleştirmek için heyecanlandığım bir etkinlik oldu. Gerçekten benim için harika bir deneyimdi. Birbirinden yetenekli takım arkadaşlarımla birlikte bir okulda izimizin kaldığı bilmek de beni ayrıca çok mutlu hissettiriyor.


Günlerimiz bunlar gibi hem toplumsal fayda sağlayacağımız hem de sporla ilgilenebileceğimiz farklı faaliyetlerle geçiyordu. Her gün birlikte sabah sporu yapıyorduk. Bunların yanı sıra bir gün boyunca birlikte Ankara’yı gezdik ve arkadaşlarımızın farklı tatlar denemelerine yardımcı olduk. Onların deneyimledikleri her yeni şeyde biz de onların kültürleri ile ilgili farklı şeyler öğreniyorduk. Bizim kültürümüzle benzer veya bambaşka olan şeyleri duymak elbette hepimizi heyecanlandırıyordu. İki hafta boyunca çok güzel işler yaptık evet ama daha da önemlisi harika dostluklar kazandık. Arkadaşlarımızı uğurlarken tekrar görüşeceğimizin sözüyle ayrıldık.

IYACA ve Širvintų ekiplerine bize böylesine güzel bir fırsat sundukları için teşekkür ederim. Nice güzel projelerde bir araya gelmek dileğiyle…




Thursday, 26 September 2024

A Turkish Tale: Adventure, Friendship, and Environmental Stewardship

This year, I had the incredible opportunity to participate in an Erasmus project held in Turkey, a country rich in culture, history, and breathtaking landscapes. One of the most memorable parts of the journey was our visit to Cappadocia, a city that feels like it's been plucked from a fairy tale. With its unique rock formations and the famous hot air balloons floating in the sky at sunrise, Cappadocia offered an experience that was nothing short of magical.

Our group woke up early one morning to watch the iconic hot air balloons ascend into the sky. The view was beyond breathtaking—hundreds of colorful balloons rising against the backdrop of Cappadocia's surreal landscape. It was a moment of pure awe, one that I’ll never forget.



The project was not just about sightseeing; it also had an important environmental component. As part of our Erasmus activities, we took time to clean up a nearby lake. Equipped with gloves and bags, we worked together to pick up trash, helping preserve the natural beauty of Turkey. It was a rewarding experience, knowing that we contributed to the environment while bonding with participants from different countries.

Beyond the projects, the trip was filled with fun moments. We shared stories, laughed, and explored the town together, making friendships that transcended borders. Whether it was tasting local Turkish cuisine or even painting school walls, the experience was full of joy and discovery.


Participating in this Erasmus project was not only an opportunity to explore a beautiful part of the world but also to connect with like-minded people from various cultures, all while making a positive impact. Turkey,  will always hold a special place in my heart, and I can’t wait to embark on another adventure soon!

Tuesday, 24 September 2024

My Personal Experience During Volunteering in Turkey

First of all,I am incredibly grateful for this opportunity. It was one of the most memorable trips I've ever had. I had always wanted to explore Turkey because there was something about it that seemed so exciting. The first city we visited was Ankara, and I was stunned by its size.

The first week, we participated in an Erasmus project, which was incredibly interesting. I learned a lot about the importance of volunteering and met many kind, warm people. I mostly spent time with my Lithuanian team, who were super friendly and always by my side, as we were together throughout the entire trip.


After the Erasmus project, we stayed a few more days in Ankara for additional volunteering. We visited a local farm and helped collect tomatoes. Later, we visited Kayseri, which was very different from Ankara. It felt more modern and cozier, and I really liked the vibe.

In Kayseri, we volunteered at a school for children and helped paint the school walls. We also had the opportunity to visit Cappadocia, which had always been one of my dreams.

After Kayseri, we traveled to Istanbul, and it was amazing to finally see a city I had always wanted to visit. I spent the last days there hanging out with my friends, and I felt free and happy. Thank you all for this experience and spending time together. 






Thursday, 12 September 2024

Volunteering in Turkey: My Heartfelt Journey in Ankara and Kayseri

I’ve always believed that travel is more than just sightseeing — it’s about connecting with people, giving back, and leaving a positive impact wherever you go. That’s what brought me to Turkey, where I had the chance to volunteer in the Turkey capital Ankara and the more tranquil, beautiful city of Kayseri. What I didn’t expect was how much these experiences would shape me and teach me about kindness, community, and resilience.


Painting School walls in Ankara

One of the first projects I joined was on the walls of a local school in Ankara. Together with local volunteers we transformed grey walls into something vibrant and hopeful. Every brushstroke felt like a conversation with the city, a small way to give life and colour to spaces that people use every day. And in return, I found myself learning about Turkish culture — the patterns, symbols, and stories we painted reflected the heart of the community. It was amazing how something as simple as paint could bring so many smiles.



Gathering Tomatoes for the Needy in Ankara

Ankara is a city surrounded by beautiful landscapes and farming communities. Here, I had the chance to work with local farmers, helping them gather tomatoes that would later be distributed to poor families. I spent my days under the sun, learning about traditional farming methods and the importance of sustainable agriculture in Turkey. It wasn’t easy work, but it felt good to know that what I was doing would help feed families who needed it the most.



Playing with Children

After leaving Ankara, I traveled to Kayseri,one of the most heartwarming parts of my journey was spending time with children at a local boy school. I didn’t speak much Turkish, but it didn’t matter. Laughter is universal, and so are games. We played soccer, drew pictures, and told stories (even if mine were a bit lost in translation). The children’s joy was contagious, and their resilience inspiring. Knowing that my time — even just a few hours — could bring them happiness and confidence was deeply rewarding.


Environmental Cleanup

Kayseri’s natural beauty is breathtaking — but, like many places, it’s threatened by litter. I joined a group of local volunteers in gathering trash from parks and natural areas. As we worked, locals passing by would often stop to thank us or even join in. It reminded me that small actions can inspire bigger change. By the end of the day, we could see the tangible difference we made, and it felt empowering to contribute to preserving such a beautiful place.


A Journey of Connection

Volunteering in Turkey wasn’t just about helping others; it was about building connections — with the people I met, the communities I worked in, and the land itself. Whether I was painting a wall, playing with children, gathering crops, or picking up trash, I realized that every small act of kindness has the power to make the world a little better. And I left Turkey with a heart full of gratitude and countless memories I’ll carry with me forever.

If you’re thinking of volunteering abroad, I can’t recommend it enough. It’s not just about what you give; it’s about what you gain in return — friendships, perspective, and the knowledge that you’ve left a piece of yourself in a place that now feels like home.


Sunday, 1 September 2024

ESC Serüvenim: Sirvintos'ta Mayıs Ayı

ESC Serüvenim: Sirvintos'ta Mayıs Ayı

Merhaba herkese, ESC kapsamında geçirdiğim bu serüvenin Mayıs ayıyla birlikte yeni bir enerji kazandığını hissediyorum. Ayın başlamasıyla birlikte günler daha uzun ve keyifli geçmeye başladı, ara sıra yağmurlu günler olsa da havalar artık ısındı. Sıcaklık genellikle 22-23 derece civarında seyrediyor ve gün ışığı neredeyse gece 3'e kadar sürüyor. Türkiye'deyken böyle bir deneyim yaşamamış olmam, gece karanlığının hiç bitmemesi uyumamı zorlaştırıyor.

Mayıs'ın başında Gelvonai'deki Youth Center'ın açılışını yaptık. Sirvintos Belediye Başkanı Zivile de açılışta bizimle birlikteydi. Youth Center'ın ilk günlerinden bugüne kadar olan değişimini gösteren kısa bir video izledik ve etkinlik sırasında Kahoot oynadık. Mayıs, sakin başlamasına rağmen Youth Center'daki etkinliklerimizle hız kazandı. Her Pazartesi, English Club ile ilgili atölyeler düzenledik ve gençlerle etkileşimimizi artırdık.

Bu ayın en heyecan verici olaylarından biri de Eurovision Şarkı Yarışması'ydı. Türkiye'nin katılmamasına rağmen, Sertab Erener'in konuk olarak gelmesi özel bir anıydı benim için. Kültür Merkezi ile iş birliği yaparak bir kafenin bahçesinde açık hava etkinliği düzenledik ve yarı finalleri ve finali burada izledik. Gecenin serin olmasına rağmen, farklı ülkelerin şarkılarını dinlemek büyük keyif verdi. Litvanya bu yıl yarışmada 14. Oldu.

Havaların daha da ısınmasıyla ben, sıcak havalardan pek hoşlanmasam da Gelvonai ve Musninkaie'de geçirdiğim sakin günlerden memnun oldum. Burada puzzle yapmaktan, Uno oynamaya kadar çeşitli aktivitelerle zaman geçiriyoruz.

16 Mayıs'ta ise Youth Center'da bir Disko Gecesi düzenledik, DJ eşliğinde geceyi tam anlamıyla bir kulübe çevirdik. Katılımın yoğunluğu beni şaşırttı, ancak müzik ve tasarımla geçirdiğimiz eğlenceli zamanlar gerçekten değerliydi.

Mayıs ayını geriye dönüp düşündüğümde, burada geçirdiğim her anın beni nasıl büyüttüğünü ve topluluk, kültür ve gönüllülük üzerine ne kadar çok şey öğrendiğimi görüyorum. Haziran ayının getireceklerini merakla bekliyor, Sirvintos'a katkıda bulunmaya ve yeni deneyimleri kucaklamaya devam etmek için sabırsızlanıyorum.






Friday, 30 August 2024

Litvanya'daki İkinci Ayıma Hoş Geldiniz!

Bu ay buraya daha da alıştığımı ve her şeyin harika gittiğini söyleyebilirim! Şu anda bolca aktivitemiz var ve gençlerle bir araya gelmek oldukça keyifli. En güzel sürprizlerden biri ise Širvintos Youth Center dışında yakınlardaki Gelvonai ve Musninkaide de gençlik merkezlerinin olduğunu keşfetmem oldu. Artık haftada iki kez bu merkezlere de gidiyorum ve her seferinde ayrı bir heyecan yaşıyorum.

Bu ayki aktivitelerimizden bir kaçını paylaşmak istiyorum, çünkü gerçekten eğlenceliydi! Hem eğlenceli vakit geçiriyoruz hem de yepyeni şeyler öğreniyoruz. Yeri geliyor grup oyunlarında sınırlarımızı zorluyoruz, yeri geliyor birlikte yaratıcı projeler üretiyoruz. Şimdi sırayla bu ayın öne çıkan etkinliklerinden bahsedeyim; umarım yazdıklarım bu deneyimlerin güzelliğini yansıtabilir.


Geçtiğimiz ayın en eğlenceli etkinliklerinden biri de Baltas” (beyaz) temalı pikniğimizdi! Piknik öncesi hazırlıklar tam bir koşuşturmaydı ama bir o kadar da heyecan vericiydi. Etkinlikte mini konserler, birbirinden keyifli aktiviteler ve hint kınası standımız vardı. Gençlerle birlikte hint kınası yaptık ve anın tadını doyasıya çıkardık.Orada tanıştığım insanlar sayesinde yeni dostluklar kurdum, hatta ilginç bir şekilde bir rahip ile uzun uzun sohbet etme şansı buldum. Bu, hem benim için hem de etrafımdakiler için sıra dışı bir deneyimdi ama aynı zamanda çok güzeldi; gerçekten farklı bir bakış açısı kazandırdı diyebilirim. En heyecan verici sürprizlerden biri ise bu etkinliğin Širvintos gazetesinde yer almasıydı! Görselde benim de yer almam, tüm o anları daha da özel kıldı. Kısacası, harika bir deneyim oldu ve uzun süre unutulmayacak anılar biriktirdim.


Bir hafta  sonra ise bizi bekleyen başka bir eğlence vardı: Hawaii temalı voleybol etkinliği! Ben ve diğer gönüllü arkadaşım Gülsüm, gençlere enerji verecek lezzetli içecekler hazırladık. Meyveli, tropikal tatlarla dolu bu içecekler voleybol oynayan herkesin favorisi oldu.

Günün en keyifli anlarından biri de tabii ki voleybol maçıydı! Herkes coşkuyla oynadı, kahkahalar havada uçuştu. Maç sonunda kazanan takıma ödüller verildi ve hep birlikte bu özel günü kutladık. Bu etkinlik de unutulmazlar arasına girdi; enerjisi ve eğlencesiyle uzun süre aklımda kalacak.


Bu ayın en büyük etkinliklerinden biri de Širvintos City etkinliğiydi! Biz de Širvintos Youth Center olarak bu etkinlikte yer aldık ve merkezimizi tanıtma, oyunlar oynama ve yeni insanlarla tanışma fırsatı bulduk. En güzel anlardan biri, kendi kültürümden “şemama” halayını insanlara öğretmek oldu. Onların ilgisini izlemek ve hep birlikte halay çekmek çok eğlenceliydi!

Etkinlik oldukça yoğun ve yorucu geçse de farklı kültürden insanlarla konuşmak, onların merak ettiklerini dinlemek ve kendi sorularımı sormak yorgunluğu unutturdu. Her bir karşılaşma, birbirimizden yeni şeyler öğrenmek için harika bir fırsattı.


Bu ayın her köşesi etkinliklerle doluydu ve her büyük etkinlik öncesinde yoğun bir hazırlık dönemi geçirdik. Neyse ki çalıştığım ekip çok enerjik ve uyumlu; bu da hazırlıkları eğlenceli hale getiriyor. Dekorasyonları kendi ellerimizle hazırlamak bazen zorlayıcı olsa da, işin sonunda ortaya çıkan güzellikler ve eğlenceli anılar her şeye değiyor.


Bu ayım burada oldukça yoğun ve keyifli geçti; hem kendi kültürümü tanıtma fırsatım oldu hem de gençlerle bir sürü yeni etkinlik yaptık. İlk olarak, Širvintos Youth Centerda Türkiyeyi tanıttım. Buradaki birçok Litvan’ın Antalyada tatil yapmış olması beni şaşırttı ve mutlu etti; Antalyayı ve Türk kültürünü çok sevdiklerini duymak gerçekten gurur vericiydi! Gençlere Türk mutfağından pide ve menemen hazırladım, herkes çok beğendi. Yöresel danslarımızı da öğrendiler, hep birlikte dans edip bol bol eğlendik.


Ayrıca, haftada iki gün Gelvonai ve Musninkai merkezlerine gitmeye başladım. Oradaki gençlerle tanışıp dans günü” ve pişirme günü” gibi etkinlikler düzenledik. Onları da etkinliğe dahil etmek için görevler verdik; böylece herkes sadece katılmakla kalmadı, etkinliğin bir parçası oldu. İlk başlarda biraz çekingen olsalar da, şalım ve kültürümle ilgili sorular sormaları çok hoşuma gitti; aramızda samimi bir sohbet başladı ve kısa sürede alıştık birbirimize.


Bütün bu etkinliklerin hazırlık süreçleri oldukça hareketliydi, ama birlikte çalıştığım ekip çok enerjik ve uyumlu olduğu için her şey eğlenceli geçti. Kendi ellerimizle dekorasyon hazırlamak bile bizim için ayrı bir keyif oldu.Bu ay benim için gerçekten dolu dolu geçti; hem yeni deneyimler kazandım hem de harika insanlarla tanıştım. Buraya kadar okuduğunuz için çok teşekkür ederim, bir sonraki blogda görüşmek üzere! 😉