Sunday, 1 February 2026

Macaristan'da İlk Ayım (Hayat şaşırtır hep Zaten :)

 Merhabalar herkese,

Bu benim ilk blog yazım o yüzden heyecanlıyım. Umarım okurken benimle aynı heyecanı hissedersiniz. Hayat bazen hiç beklemediğin anlar hiç beklemediğin güzel gelişmelerin yaşanmasına neden olur. Benim için o güzel gelişme Macaristan ESC serüvenimin başlamasıydı. Tam da ben ne yapıyorum, ne yapacağım diye hayatımla ilgili düşünürken kendimi Macaristan serüvenimin içerisinde buldum. 

Bir ay önce 30 kilo bavulumla buraya gelirken yolda sinirlenip, bu kadar eşyaya gerek var mıydı, diye söyleniyordum. Evet haklıymışım ve şunu fark ettim buradan ayrılacağım zaman o bavullara bile sığmayacak güzel anılar biriktireceğime çok eminim. İlk ayım da bile farklı deneyimlerin içinde kendimi buldum. İlk günlerde her şey yabancıydı. Sokak tabelaları, insanların konuşma şekli, marketteki ürünler… Hatta bazen basit bir Wi-Fi bağlantısı bile küçük bir maceraya dönüşebiliyordu. 

Burada her hafta düzenli olarak anaokuluna ve hafta da birgün de huzur evine müzik terapisine gidiyorum. Burada şunu anladım aslında o çocuklarla birbirimizi anlamasak da (çünkü hiç biri ingilizce bilmiyor ve ben de macarca konuşamıyorum) aramızda çok güzel bir bağ oluşmaya başladı. Aynı şekilde bunu huzur evinde de bunu hissettim. Beraber vakit geçirmek, küçük aktiviteler yapmak, müzik açmak, sohbet etmeye çalışmak… Bazen sadece yanlarında oturmak bile yetiyor. Dil her zaman gerekmiyor. Göz teması, bir gülümseme, elini tutmak… 

Bu ay her ay da devam edeceğim gibi youth clubda da görev aldım. Görevlerimden birisi de youth clubda aktive planlamak. Bu ay yaptığımız aktivitelerden birisi board game günüydü. Genç yaşlı demeden youth club da akıl zeka oyunları oynadık. Gençlerden çok daha ileri yaştaki bireylere karşı yenildim :D ve hayatımda ilk defa donmuş gölün üzerinde yürüdüm benim için çok ilginçti acaba kırılır da suyun içine düşer miyim korkusu komik ama eğlenceliydi. Yazımı sonlandırırken biraz öğrendiklerimden bahsetmek istiyorum. 

Yurt dışında olmak bana bağımsızlığı da öğretiyor. Kendi planlarını yapmak, kendi sorumluluğunu almak, bazen tek başına kalmak, kendi kararlarını vermek, tren biletlerini almak, rotanı çizmek…

Bu bir ay bana sadece yeni bir ülke göstermedi; bana kendimi farklı bir versiyonumla tanıştırdı.

Litvanya da İlk 6 Ayım

Eylül ayıyla birlikte gönüllülük sorumluluklarımı çok daha iyi kavradım. Elimden gelenin en iyisini yapmaya, birlikte vakit geçirdiğimiz gençlere bir şeyler katmaya; öğrenmeye ve eğlenmeye daha fazla özen gösterdim. Motivasyonum artarak devam etti.

Zamanla gönüllülük sorumluluklarımı daha iyi öğrendim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya, birlikte vakit geçirdiğimiz gençlere bir şeyler katmaya; öğrenmeye ve eğlenmeye gayret gösterdim. Hâlâ da aynı motivasyonla devam ediyorum.

Gençlik merkezinde ve şu an bulunduğum bu küçük şehirde neredeyse herkes beni tanıyor. İnsanlarla kurduğum iyi ilişkiler beni çok mutlu ediyor. Her gün birlikte vakit geçirdiğimiz, oyunlar oynadığımız gençler var ve onlar artık hayatımda önemli bir yer kaplıyor. Neredeyse her gün çeşitli etkinlikler ve oyunlar düzenliyoruz. Ayrıca hemen hemen her hafta hat sanatı atölyesi yapıyor, öğrenmek isteyenlere ders veriyorum.


Bu süreçte birkaç kez okullara giderek İngilizce derslerinde sunumlar yaptım. Kendi ülkemin kültürünü çocuklara ve gençlere tanıtma fırsatı buldum. Geleneksel yemeklerimizden basit Türkçe kelimelere, ayran yapmaktan halay çekmeye kadar pek çok şeyi öğrendiler ve çok sevdiler. Aldığım pozitif geri dönüşler beni daha da motive etti; bu da yaptığım işten aldığım keyfi artırdı.

Tabii bu süreçte gezmeyi de ihmal etmedim. :) Şu ana kadar 10’dan fazla ülke gezdim. Gittiğim her yerde farklı insanlarla tanışıyor, çok şey görüyor ve öğreniyorum. Buraya geldiğimden beri onlarca yabancı arkadaş edindim; bu gerçekten muhteşem bir his. Bu insanlarla vakit geçirdikçe dilim ve özgüvenim de gözle görülür şekilde gelişti.


Yaklaşık 6 aydır buradayım. Düzenlediğimiz tüm etkinlikleri tek tek yazmaya kalksam sabah olur; ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki burada geçirdiğim her günden keyif alıyor, öğreniyor ve gelişiyorum.

Eğer gönüllü olmayı düşünüyorsanız, tereddüt etmeyin. Bu tür deneyimler sadece başkalarına yardım etmekle kalmıyor; aynı zamanda sizi de geliştiriyor. Çok şey öğreniyor, çok farklı hayatlar görüyor ve hayata bakış açınızın değiştiğini fark ediyorsunuz. Önümde bir 6 ay daha var; umarım en az bu geçen 6 ay kadar güzel geçer.

 

Akın Yılmaz Daşgın, 23